​T.C. GAZİPAŞA KAYMAKAMLIĞI
İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ

TANITIM VE TARİHÇE

19.10.2016

TANITIM VE TARİHÇE

  İLÇEMİZİN TARİHİ

Gazipaşa’nın tarihi M.Ö. 628 yıllarına dayanmaktadır. O tarihlerde Selinus adıyla Hacı Musa çayının iki yakasına kurulmuş bir liman kentidir.

          Roma egemenliğinin hüküm sürdüğü kent, daha sonra Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat’ın 1221 yılında Alanya’yı fethi ile Selçuklu egemenliğine geçmiş ve  Gedik Ahmet Paşa tarafından 1471 yılında Selinti ismiyle Osmanlı yönetimine dahil edilmiştir.

          Atatürk tarafından 21.10.1921 tarihinde Resmi Gazete de yayınlanan  Bakanlar Kurulu kararıyla “Gazipaşa” adıyla ilçe yapılmışsa da; 1926 yılında nüfusun azlığı nedeniyle ilçeliği kaldırılmıştır.  Hacımusa Çayı’nın doğusu, Şansa Nahiyesi olarak Anamur’a, batısı Pazarcı Gazipaşa olarak Alanya’ya bağlanmıştır. 1926-1948 yılları arasında Mersin iline bağlanan ilçemiz, 01/01/1948 tarihinde yürürlüğe giren 09/12/1947 tarih ve 5071 sayılı TBMM kararı ile tekrar ilçe statüsüne kavuşmuştur. 

COĞRAFİ YAPI

Gazipaşa, Antalya'nın doğusunda yer alan en son ilçesidir. Antalya’ya 180 km uzaklıktadır.

Batısında Alanya İlçesi,

Doğusunda Mersin ili Anamur ilçesi, 

Kuzeyinde Karaman ili Sarıveliler ve Ermenek ilçeleri ile sınır komşusudur.

Akdeniz kıyısına 50 km. uzunluğunda sahil şeridi bulunmaktadır.

İlçemizde 52 mahalle muhtarlığı bulunmaktadır.

 

İLÇE MERKEZİ NÜFUSU             : 24.329

KIRSAL ALAN NÜFUSU              : 23.805

İLÇE TOPLAM NÜFUSU              : 48.134

İLÇE YÜZÖLÇÜMÜ                       : 1075 km²dir.

 

EKONOMİ

Gazipaşa'nın ekonomik yapısı, iklim ve hava şartlarına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. 1970’lerden önce yerli halkın geçim kaynağı; kuru tarım, küçük el sanatları, ticaret, ormancılık ve hayvancılığa dayanmaktadır.  Ancak 1970’lerden günümüze sera ve seracılık faaliyetleri ilçenin ekonomik yaşamında önemli bir gelir kaynağı haline gelmiştir.

İlçede büyük sanayi kuruluşları mevcut olmamakla birlikte, orta ve küçük büyüklükte imalathaneler ve atölyeler mevcuttur.

İlçe ekonomisinde tarım önemli bir yer kaplar. Tarımda en büyük pay, örtü altında yapılan turfanda sera sebzeciliği ve muzculuğa aittir. Son yıllarda örtü altında çilek yetiştiriciliği ve enginar yetiştiriciliği de hızla artmaktadır. Ancak arazi yapısının genel olarak engebeli olması nedeniyle ilçe yüzölçümünün yalnızca %18'i tarımsal faaliyet için kullanılabilmektedir.

Sebzecilikte halk seracılığa yönelmiştir. Tarımla uğraşanların %80'i geçimini seracılıktan sağlamaktadır. İlçe merkezi ile ilçedeki 41 köyün 36’sında seracılık yaygınlaşmıştır.

İlçedeki seralardan sağlanan sebze üretimi güz ve bahar olmak üzere yılda iki sezon halinde yapılmaktadır. Seralarda başlıca; salatalık, domates, taze fasulye, patlıcan ve biber, açık alanlarda ise; taze fasulye, domates, biber, patlıcan ve enginar yetiştirilmektedir.

İlçede mevsim koşulları hayvancılık için son derece uygundur. Ancak orman köylerinde doğal yapının oldukça sarp olması, hayvancılık için uygun olan ova kesimlerinde seracılık ve muzculuğun tercih edilmesi gibi nedenlerden dolayı hayvancılık yeterince gelişmemiştir. Ova kesimlerinde aile işletmeciliği tarzında, süt sığırcılığı yapılmaktadır. Orman köylerinde ise kıl keçiciliği temel hayvancılık olarak yapılmaktadır.

Balıkçılık ve ormancılık ilçenin diğer önemli gelir kaynakları arasında yer alır.

TARIM

Gazipaşa  yüzölçümünün;  %17,93 ü tarım, %21,28 i çayır-mera, %60,28 i orman ve tarım dışı alanlardır. İlçede yaklaşık 7500 çiftçi, geçimini tarım sektöründen sağlamaktadır. Tarıma elverişli olan 165,150 dekarlık alanın  56,850 dekarı tarla bitkilerine;  52,915 dekarı  meyve,19,295 dekarı  örtü altı sebze ve 10,010 dekarı açıkta sebze üretimine ayrılmıştır. 26,080 dekarlık bölüm ise nadas ve boş tarım arazisi olarak kullanılmaktadır.
 

          Tarla bitkilerinde 1. sırayı hububat üretimi almaktadır. 2014 yılı sonu itibariyle 48,980 dekarlık alanda hububat üretimi yapılmıştır. Hububat üretimi ihtiyacı ancak karşılamaktadır. Hububat üretimiyle birlikte;  kuru bakla, yer fıstığı ve kuru soğan üretimi de yapılmaktadır.

          2014 yılı sonu itibariyle; yaklaşık 52,915 dekarlık alanda zeytin, badem, muz, elma, portakal, asma, nar, ceviz, keçiboynuzu, üzüm, şeftali, incir, limon, armut, yenidünya, kiraz, erik, ayva, kayısı, mandalina  çilek vb.üretimi yapılmaktadır. Ayrıca son yıllarda avokado,  hünnap ve kivi gibi meyveler de yetiştirilmeye başlanmıştır.

           İlçemizde üretilen meyvelerden biri de muzdur. 2014 yılı sonu itibariyle; 12,720 dekarlık alanda 38,160 ton muz üretilmiştir. Ancak iklim şartları, sulama sorunu ve ithal edilen muz miktarı, muz üretimini olumsuz yönde etkilemektedir.

          Turunçgillerden en fazla portakal ve limon, az miktarda da mandalina üretimi yapılmaktadır. Örtü altı tarımın yoğunlaşması ve fiyatlardaki istikrarsızlıklar nedeniyle yeterli oranda turunçgil üretimi yapılamamaktadır.

         Sebze üretimi çoğunlukla örtü altında yapılmaktadır. Örtülü alanların toplamı 26,765 dekar, açık alanların toplamı ise 10,010 dekardır. Örtülü alanların 13,455 dekarı cam sera, 4,470 dekarı plastik sera ve 8,870 dekarı ise alçak ve yüksek  plastik tünel şeklindedir. Cam ve plastik seralarda salatalık, domates, kabak, taze fasulye, patlıcan, biber, muz ve çilek üretilmektedir.

         İlçede 1 adet Tarım Kredi Kooperatifi, 10 adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifi,1 adet Tarımsal Sulama Kooperatifi ve 1 adet Su Ürünleri Kooperatifi  faaliyet göstermektedir.

CARETTA CARETTA VE DENİZ KAPLUMBAĞALARI HAKKINDA

         Denizkaplumbağaları yaklaşık 95 milyon yıldan beri dünyamızda yaşamaktadırlar. Ataları, yıllar önce dinozorların yaşadığı devirde, deniz ortamına geçmiş dev kara kaplumbağalarıdır. İlk deniz kaplumbağaları günümüzdekilere pek benzemiyorlardı. Değişimleri milyonlarca yıl sürmüş ve ayakları yüzgeç şekline dönüşmüş; ağır ve kocaman gövdeleri yassılarak daha hafif ve su yaşamına elverişli bir biçim almıştır. Dinozorlar ve dev kara kaplumbağaları tamamen yok olmuşlardır; bugün ancak müzelerde fosillerini görebilmekteyiz. Fakat denizkaplumbağaları nasıl olduysa yaşamlarını sürdürebilmişlerdir. Bunların yedi değişik türü, dünyamızı çevreleyen sıcak ve ılıman okyanuslarda hâlâ yüzmektedirler. Dişilerin karaya çıkarak yuva yapıp yumurtladıkları kısa devreler dışında, bütün hayatlarını suda geçirirler. Denizkaplumbağaları denizi; balıklarla, balinalarla, diğer deniz yaratıklarıyla ve bizlerle paylaşırlar. Ülkemiz sularında bu türlerden sadece iki tanesi yaşar: Sini Kaplumbağası (Caretta caretta) ve Yeşil Kaplumbağa (Chelonia mydas).

DENİZ KAPLUMBAĞALARI NERELERDE YUMURTLAR?

         Denizkaplumbağaları dünya çevresindeki geniş, ılıman kuşak içinde yaşarlar. Akdeniz’de olduğu gibi Pasifik ve Atlantik okyanuslarında yaşayan kaplumbağa topluluklarının sayıları da her geçen gün azalmaktadır. Denizkaplumbağalarının başka bir özelliği büyüdükleri zaman yumurta bırakmak için doğdukları kumsallara geri dönmeleridir. Bu kaplumbağaların yumurtlamak için binlerce kilometre yüzdükten sonra doğdukları yeri nasıl buldukları bilim adamları tarafından açıklanamamaktadır.

 

TARİHİ MEKANLAR

http://www.gazipasa.gov.tr/site_document/tarihimekanlar/

Fotoğraflar